İKTİDAR – 2

İKTİDAR – 2 “Hegel’e göre, dinin özgül yanı, Mutlağın Dünyanın dışında, insanlığın ve tarihin ötesinde olduğu fikridir”1 Tanrının kölesi olarak aşkınlaşmış özne özgür değildir; varlığını eylem ile gerçekleştiren Hegelci özne, bunu ancak devletin vatandaşı olarak yapabilir, böylece tarihsel birey olur. (Kojeve) Hegel, bu anlamda döneminin ruhuna hitap eden tam anlamıyla bir devlet filozofuydu. Felsefi kurgusu […]

İKTİDAR – 1

‘İktidar’ın bir karşılıklı ilişki olduğunu ve rızanın bu ilişkiye dahil olduğunu kabul etmeliyiz. İktidarı bir şekilde sadece gönüllü rızaya dayandırmak (Foucault gibi) bizce yetersiz kalsa da, iktidar ilişkilerinde ‘iktidar uygulanan’ın da bir rasyonalite ile – konumuz dışında ve uzmanı değiliz ama – bir bilinçdışı rasyonalite ile hareket ettiğini de anlamalıyız.

Devlet Kuramı Tartışmaları III

Jessop üzerinden bir karşılaştırma imkanı: Poulantzas ve Foucault, İktidar Bop Jessop, Devlet Teorisi kapitalist devleti yerine oturtmak adlı yoğun çalışmasında kendi devlet teorisine varmak için özellikle iki belirleyici kilometretaşı üzerinde durmaktadır; Foucault ve Poulantzas. Bunları devlet kuramına ilişkin kendi spesifik sorunsalı ile ele alır ve eleştiriye tabi tutarken, faydalı olabilecek bir karşılaştırma yapar. Biz de […]

Devlet Kuramı Üzerine Tartışmalar II

“Aslında kapitalist formasyondaki egemen sınıf ya da fraksiyonlar, ‘bir toplumsal grubun bir dizi madun grup üzerindeki hegemonyası’ vasıtasıyla, devlet dolayımı aracılığıyla, tikel bir bütünde yapılaşmış olarak ortaya çıkar.” – Poulantzas Tartışmamızın ilk bölümünde değinmiştik; Bourdieu, Durkheim ile bir ortak soruyu paylaşıyordu; “nasıl oluyor da sayıca az bir nüfus, sayıca çok daha fazla nüfusu sömürebiliyor, üzerlerinde […]

DEVLET KURAMI ÜZERİNE TARTIŞMALAR I

Her insanın üzerine bir şeyler söyleyebileceği bir kavram ‘devlet’. Kimi kendini parçası olarak, kimi hamisi olarak görür. Onsuz bir tahayyülü yoktur çoğu insanın. Kimine göre bürokrasi algısı, kimine göre şirketinin mecburi ortağı, kimine göre varlık sebebidir. Kimine göre şevkat ile temsil edilir, kimine göre cebir ile. Mark Neocleous, (Mark Neocleous – Devleti Tahayyül Etmek; Nota Bene çev: Akın Sarı) bu algı karmaşasını ifade eder. Devletin ortaya çıkışı, bir zorunluluk olup olmadığı bir sorunsaldır.

SOYUTLAMA İYİSİ ve KÖTÜSÜ – Marx, Althusser, Bhaskar

SOYUTLAMA İYİSİ ve KÖTÜSÜ – Marx, Althusser, Bhaskar Özgür Elibol Marx’ta soyutlama: Soyutlama, insanın toplum olması tarihi kadar eskidir. Soyutlama becerisi ile toplum olan insan adeta başka bir mekanizma haline dönüşerek biyolojik evrimini bambaşka bir boyuta taşımıştır. Bunun ilk hali, din benzeri ritüeller ve toplum düzenlemeleridir. Gelişkin bir kavramsal düşünme ve bilim üretimiyle, soyutlama üst […]

SOYUTLAMA Bir realist yorum

SOYUTLAMA Bir realist yorum Andrew Sayer çev: Özgür Elibol Teorik ve empirik, soyut ve somut arasındaki ilişkiler, Marksizmde daima bir sorunsal olmuştur. Marx’ın sadece görünüşe dayanan bilgiyi küçümserken kastı, gözlemin teori-nötr olduğunu savunan empirisist öğretiyi kabul eden az sayıda marksistir. Ama buna karşıt bir şekilde, marksistler arasında bu doktrinin reddi konusunda bir fikir birliği var […]