ULUS ÜZERİNE ve ULUSÇULUK ELEŞTİRİSİ İÇİN BİR HAT ARAYIŞI

Kavram, ideoloji Ulus günlük algıda devlet ideolojileri ile belirlenmiş tahayyüllerle karşılık bulur. Sosyal bilimsel analizlerde ulusun tarihselliğini ifade eden kökenine yönelik genel bir fikir birliği olsa da, ne olduğuna yönelik ayrılıklar söz konusudur. Sözlük, “ulus” sözcüğü kökeninin Moğolca olduğunu ve Arapça “millet” sözcüğü eş anlamlısı olduğunu söylüyor. Günlük kullanımda, “Bir yerde bulunan kimseler bütünü, herkes” […]

AHLAKİ ELEŞTİRİ, meşruiyet, sınırlar

“Komünistler ahlâk vaaz etmezler. “Birbirinizi sevin,” “Egoist olmayın,” gibi ahlâki taleplerde bulunmazlar; tam tersine, egoizmin, tıpkı özverili olma kadar, belirli koşullarda bireylerin kendilerini ortaya koymalarının zorunlu bir biçimi olduğunun çok iyi farkındadırlar.” – Karl Marx, Fredrich Engels Ahlak’tan bahsederken aklımıza toplumun benimsediği bazı değer ve davranış kodlarını referans alan yargı, eleştiri, red ifadeleri gelir. Bu […]

İyi Müzik Nedir?

Güzellik gerçeğin ışıltısıdır. Platon Ve gerçek doğumunu o zaman tadar insan ve aklının ruhuyla direniyor şimdiden tezi yok. Direndikçe yok ediyor ölümü, ölümü değil, yarını, kendi ışığını kendi yaratıyor ve ölümsüzlüğünü. Yılmaz Öner Bu yazıda müzik sanatının ölçütü nedir? sorusuna yanıt arayacağız. Burada ölçüt, iyi ve kötü sınırını belirleyen unsur olarak anlaşılmalıdır. Alain Badiou, sanat […]

Çetrefilli Bir Kavramın Kuramsal Serüveni: Diyalektik 1

ÇETREFİLLİ BİR KAVRAMIN KURAMSAL SERİVENİ: DİYALEKTİK – I Felsefe tarihinin en eski kavramlarından biri hakında detaylı serimleme yapmak, kavramın tüm kullanımları hakkında detay açıklamak değil amacım. Ben felsefeci değilim. Felsefi, bilimsel, politik ilgileri olan bir okuyucuyum. Bir kavramı anlam yitimine uğratmanın en iyi yolu onu ilgili ilgisiz aşırı kullanmaktır. Diyalektik kavramı için bunun olduğunu söyleyebiliriz. […]

TEKİNSİZ BİR NESNEYE DAİR: DEVLET?

Devlet, bir işleyiş şekli (monarşi, parlemento), kurumları, şiddet organizasyonları (polis, ordu) ile görünür iken, insanların tahayyüllerine göre, onu nasıl algıladıklarına göre farklı şekillerde değerlendirilmektedir. Bir sınıfsal baskı aygıtı, bir milletin varlığının simgesi, kudsiyet içeren bir şey, kendi haline bırakılırsa kaos oluşturması kaçınılmaz bir toplumsal hayatı düzenleyen unsur gibi. İnsanlar devleti çok farklı şekillerde deneyimlemektedir. Vergisini […]

İKTİDAR – 2

İKTİDAR – 2 “Hegel’e göre, dinin özgül yanı, Mutlağın Dünyanın dışında, insanlığın ve tarihin ötesinde olduğu fikridir”1 Tanrının kölesi olarak aşkınlaşmış özne özgür değildir; varlığını eylem ile gerçekleştiren Hegelci özne, bunu ancak devletin vatandaşı olarak yapabilir, böylece tarihsel birey olur. (Kojeve) Hegel, bu anlamda döneminin ruhuna hitap eden tam anlamıyla bir devlet filozofuydu. Felsefi kurgusu […]

İKTİDAR – 1

‘İktidar’ın bir karşılıklı ilişki olduğunu ve rızanın bu ilişkiye dahil olduğunu kabul etmeliyiz. İktidarı bir şekilde sadece gönüllü rızaya dayandırmak (Foucault gibi) bizce yetersiz kalsa da, iktidar ilişkilerinde ‘iktidar uygulanan’ın da bir rasyonalite ile – konumuz dışında ve uzmanı değiliz ama – bir bilinçdışı rasyonalite ile hareket ettiğini de anlamalıyız.